haset
/haˈset/
isim
Origin
Arapça
ḥ-s-d — kıskanmak, çekememek
Overview
Meaning Now
- Bir başkasının sahip olduğu imkân, yetenek veya başarıdan dolayı duyulan kıskançlık; çekememezlik.
Literal older meaning
Birinin elindekine göz dikme, o kişinin yoksun kalmasını arzulama.
Language path
Arapça → Türkçe
Earliest form
hased
Earliest period
14. yüzyıl
Journey
İslam ahlak geleneğinde 'hased', insanın başkasının sahip olduğu nimetin zevalini istemesi şeklinde tanımlanır ve ağır bir ahlaki kusur olarak görülür. Türkçedeki kullanımı, dini ve edebi metinlerde yüzyıllardır bu anlamı korumuştur.
Evolution
- Arapça (Klasik)
ḥased
“kıskançlık”
- Osmanlı Türkçesi
hased
“kıskançlık, çekememezlik”
Kelime Türkçeye Arapçadan geçmiştir.
- Türkiye Türkçesi
haset
“kıskançlık”
D-T ses değişimi ile güncel formunu almıştır.
Connections
Word parts
haset
root
kıskançlık kökü
Related across languages
Arapça
ḥased
kıskançlık
Explore next
Related to haset
External references use DefinedTerm semantics.